Haberleşme, bir bilginin karşılıklı alış-veriş işlemine denir. Haberleşme sisteminin amacı, bir bilginin kaynaktan hedefe eksiksiz ve hatasız iletimidir.
Haberleşmenin tarihine bakıldığında 1844 yılında telgrafın icadıyla başladığı görülmektedir. Telgrafın icadından sonra, 17 Mayıs 1864 Uluslararası Telekom Birliği’nin (ITU - Intenational Telecom Union) ilk toplantısı gerçekleşmiş ve burada telgraf sisteminde kullanılacak standartlar kayıt altına alınmıştır.
Telgraf sistemlerinde kullanılan haberleşme dili “Mors Alfabesi”dir. Bu yöntemle metinler elektriksel olarak iletilmiştir. Telgrafın icadını sırasıyla;
Telefonun icadı (1876),
Telefon santralinin yapılması (1889),
Radyo yayınlarının başlaması (1895),
Televizyonun keşfi (1923),
İlk uydunun fırlatılması (1961),
DARPA‘da bilgisayarların birbirleriyle iletişim kurabilmesi (1965),
Arpanet çerçevesinde internet haberleşmesi (1969),
Apollo 11’ in aya inmesi ve uydu iletişim projelerinin yoğunlaşması (1969),
TCP/IP protokolünün Arpanet içerisinde kullanılması (1983) izlemiştir.
Günümüzde haberleşme sistemleri ihtiyaçlar ve teknolojik gelişmeler doğrultusunda değişim ve gelişim göstermektedir.
Bir haberleşme sistemi; kaynak, giriş dönüştürücüsü, verici, iletim ortamı (kanal), alıcı, çıkış dönüştürücüsü ve hedef olmak üzere yedi bölümden oluşur. Bunlar;
Kaynak: Aktarılacak bilginin (İnsan sesi, ışık, ısı) bulunduğu bölümdür.
Giriş Dönüştürücüsü: Kaynak bilgilerini temel bant sinyaline çeviren bölümdür.
Verici: Giriş dönüştürücüsünde elde edilen temel bant sinyalinin hatasız ve eksiksiz olarak iletilebilmesi için değişikliklerin yapıldığı bölümdür.
İletim Ortamı (Kanal): Verici ile alıcı arasında bilginin aktarıldığı bölümdür. Kullanılan haberleşme yöntemine bağlı olarak iletim ortamları; koaksiyel kablo, dalga kılavuzu, fiber optik hat, boşluk vb.
Alıcı: Vericiden gönderilen sinyallerin algılandığı ve bu sinyallerin tekrar temel bant sinyaline dönüştürüldüğü bölümdür.
Çıkış Dönüştürücüsü: Alıcıdan gelen temel bant sinyallerinin istenilen türe dönüştürüldüğü bölümdür. (Ses, Işık, Isı vb.)
Hedef: Çıkış dönüştürücüsünde elde edilen bilginin iletildiği bölümdür.
Elektronik haberleşme sistemlerinin en önemli kısımları verici sistemi, haberleşme kanalı ve alıcı sistemidir.
Verici Sistemi: Gönderilecek bilgiyi ortamda iletilecek hale getiren, gerekli kodlamaları ve kuvvetlendirmeyi yapan elektronik devrelerdir. Vericilerin gücüne göre iletim mesafeleri değişiklik gösterir. Günümüzde kullanılan telsiz vericileri 2W ile 600 W, radyo vericileri 1KW - 10 KW, baz istasyonları 25W, cep telefonu 3W (beklemede 500 mw) gücü sahiptir.
Haberleşme Kanalı (İletim Ortamı): Verici tarafından kodlanan sinyalin alıcıya iletmesi için kullanılan ortamlardır. İletim ortamları kılavuzlu (kablolu - guided) ve kılavuzsuz (kablosuz - unguided) iletim ortamları olmak üzere ikiye ayrılır. Kılavuzlu iletim ortamları bakır kablo, bükümlü kablo, koaksiyel kablo, fiber optik kablo, mikrodalga gibi ortamları ifade etmek için kullanılır. Kılavuzsuz iletim ortamları ise hava, su, boşluk gibi doğal ortamları ifade etmek için kullanılır.
Verici tarafından gönderilen sinyallerde iletim ortamından kaynaklanan bozulmalar oluşur. Bunlar;
Sinyal Zayıflaması (Attenuation): İletişim mesafesi arttıkça verici tarafından gönderilen sinyaller zayıflaması ve alıcıya yeterli enerjinin ulaşmamasıdır.
İşaret Distorsiyonu: İletim ortamında ilerleyen sinyalin içerisinde bulunan farklı frekanslarda farklı zayıflamalarla hedefe ulaşmasıdır.
Gecikme Distorsiyonu (Dispersiyon): Sinyali oluşturan farklı frekansların veya fiber optik kablo içindeki ışık ışınlarının farklı yollar takip etmesi sebebiyle hedefe ulaşması gereken zamandan farklı zamanlarda ulaşması sonucunda işaret şeklinde değişmeler olmasıdır.
Verici tarafından gönderilen sinyallerde iletim ortamından kaynaklanan bozulmanın dışında sinyallerde gürültü oluşabilir. Gürültü; sistemin dışındaki ya da içindeki doğal süreçler tarafından üretilen, rasgele ve öngörülemeyen elektriksel sinyallerdir. Sistem dışı gürültü kaynaklarına güneş ışığı, floresan lambalar, motor ateşleme sistemler örnek olarak verilebilir. Sistem içi gürültü kaynakları ise, iletkenlerdeki elektronların ısıl hareketi (termal gürültü), elektronik aygıtlardaki yüklü taşıyıcıların rasgele emisyonu, difüzyonu ya da yeniden birleşmeleri örnek olarak verilebilir. Gerekli önlemler alınarak oluşan gürültüler en aza indirgenebilir ancak tamamen yok edilemezler.
Alıcı Sistemi: Verici tarafından kodlanmış olarak gönderilen ve iletim ortamından geçerek ulaşan sinyalin kodunu çözer ve bilgi sinyalini orijinal haline dönüştüren elektronik devrelerdir.